İzmir Seferihisar’dan gelen deprem haberi ile hepimiz bir kez daha sarsıldık.

Resmi açıklamalara göre; dün öğlen saatlerinde Ege Denizi’nde merkez üssü İzmir’in Seferihisar ilçesi açıkları olan 6,6 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. İzmir ve civarını sarsan depremde şu ana kadar 25 yurttaşımız hayatını kaybederken çok sayıda vatandaşımız da yaralanmıştır. Bazı binalar tamamen yıkılmış, bazıları da ciddi hasar görmüştür. 100 vatandaşımızın canlı olarak kurtarıldığı arama kurtarma çalışmaları sürmektedir.

KESK olarak depremde hayatını kaybeden tüm insanlarımızın yakınlarına baş sağlığı, yararlılara acil şifalar diliyoruz.  Yaşanan acı ve yıkımı yüreğimizde hissediyoruz. Can kaybının daha fazla artmamasını, yaşanan felaketin boyutlarının daha fazla büyümemesini temenni ediyoruz.

Şimdi can ve mal kaybı yaşayan insanlarımızın acılarına ortak olmak için vakit kaybetmeden hemen harekete geçme zamanıdır. Konfederasyonumuz ve üye sendikalarımız yaşanan acının yaralarını sarmak için üzerine düşen görevi yerine getirmeye hazırdır. Bunun ilk adımı olarak konfederasyon ve sendika MYK üyelerimizden oluşan heyetimiz en kısa süre içinde İzmir’de olacaktır.

Böylesine büyük acıların ardından söz söylemenin, baş sağlığı dileklerinde bulunmanın yaşanan acılar karşısında ne kadar kifayetsiz kaldığını biliyoruz. Ancak bazı gerçekliklerin altını tekrar çizmekte fayda görüyoruz.

Ne yazık ki yıllardır başta 17 Ağustos 1999 Gölcük, 12 Kasım 1999 Düzce, 1 Mayıs 2003 Bingöl ve 23 Ekim 2011 Van felaketi olmak üzere binlerce insanımızın hayatına mal olan depremlerden yeterince ders çıkarıldığını ve önlemlerin artırıldığını söylemek mümkün değildir.

Dün yaşanan felaket hepimiz için önemli bir uyarıdır.

Başta ülkeyi yönetenler olmak üzere herkes olası depremlerde can ve mal kayıplarının önüne geçmek için bilim insanlarımızın, meslek odalarımızın yıllardır yaptığı uyarılara kulak vermelidir.

Depremin can ve mal kayıplarını artıran bir felakete dönüşmesini sağlayanplansız ve çarpık kentleşme ile sonuçlanan ranta dayalı imar politikalarındanimar affı gibi kaçak yapılaşmayı olağan hale getiren politikalardan derhal vazgeçilmeli, bilim insanlarımızın, meslek odalarımızın ve konunun uzmanlarının görüşleri alınarak acilen bir deprem politikası oluşturulmalıdır.