Anasayfa Arama Video Anket Ekle Dosyalar Foto Arşiv İletişim Yönetim Eğitim Sen Merkez RSS

HABER ARA


Gelişmiş Arama

MESLEK LİSELERİ SERMAYEYE DEVREDİLEMEZ!

MESLEK LİSELERİ SERMAYEYE DEVREDİLEMEZ!

Mücadelemiz kamusal, bilimsel, laik, ana dilinde ve demokratik eğitim talebi ile devam edecektir.

BASINA VE KAMUOYUNA 24 Haziran seçimleri öncesi görevde olan MEB yönetiminin eğitim politikaları, MEB ile bir kısım dini vakıf ve cemaatler arasında yaygın olarak imzalan protokoller aracılığı ile, “eğitimin” kamu görevlileri eli ile verilmesi gereken kamusal bir hizmet olmaktan çıkarılması üzerine inşa edilmişti. 24 Haziran seçimleri sonrası oluşan MEB yönetimi, kendisinden önceki yönetimlerle aynı şekilde, belirlenen güzergahta her hangi bir sapma olmadan yoluna devam etmektedir. Esas olarak yapılmak istenen, eğitim alanında büyük bir dönüşümün başladığına dair bir algının oluşturulması ve kamuoyunun buna ikna edilmesidir. Toplumun, eğitim alanında değişim ve dönüşüm yaşandığına ikna edilebilmesinin en önemli araçlarından ve alanlarından biri olarak mesleki ve teknik eğitimin belirlendiği görülmektedir. Bu alanın seçilmesi rastlantı sonucu değildir. Çünkü mesleki ve teknik eğitime devam eden öğrenciler çoğunlukla yoksul ailelerin, akademik eğitim alamayan çocuklarıdır. Eğitim aracılığı ile yaşantısında değişiklik yaratma olasılığı düşük olan kitlelerin hoşnutsuzluğu ve umutsuzluğu, siyasi iktidar açısından tedirgin edicidir. Ekonomik kriz ve buna bağlı olarak yaşanan, işsizlik ve yoksulluk başta olmak üzere, sorunlar siyasi iktidarın duyduğu kaygıyı artırmaktadır. Meslek liselerinde okuyan öğrenciler bu sorunları en yoğun hisseden kesimlerden biridir. Sıralanan nedenlerden dolayı da, meslek lisesi öğrencilerinin, protokoller kapsamındaki okullardan mezun olduğunda istihdam garantilerinin olacağı, aynı zamanda da ülke ekonomisinin bu şekilde büyüyeceğine dair bir algı yaratma çabası siyasi iktidarın geniş kitleleri ikna etmesinin en etkili yolu olarak kullanılmaya çalışılmaktadır. MEB’in son dönemde imzaladığı iki protokol bu anlamda dikkat çekmektedir. Bunlar; MEB ile Kültür ve Turizm bakanlığı arasında 25 Eylül tarihinde ve MEB ile TOBB arasında 26 Şubat 2019 tarihinde imzalanan protokollerdir . Söz konusu iki protokol incelendiğinde aynı bakış açısı ile hazırlandıkları ve daha da ilerisi aynı kalem tarafından yazıldıkları da kolayca anlaşılmaktadır. Söz konusu protokollerle protokol kapsamındaki okullardaki meslek ve teknik eğitimin yönetimi, yürütülmesi Protokol Danışma Kuruluna devredilmiş, iller bazında da bu görev Protokol Yürütme Kurullarına verilmiştir. Böylece protokol kapsamındaki okullar için adeta ayrı bir hukuk yaratılmış, özerk bir yapılanmaya gidilmiştir. Protokol kapsamındaki okullarda yönetici görevlendirilmelerinden öğretmen atamaya, sınıf geçme esaslarından hizmet içi eğitime, okullarda okutulacak eğitim materyallerinden öğretim programlarına diğer mesleki ve teknik eğitim kurumlarından farklı hükümler uygulanmasına olanak sağlanmıştır. Bu durum yukarda anılan mevzuat hükümleriyle birlikte 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu'na da aykırıdır. Hukuk devletinin en önemli gereklerinden biri olan "Yasallık ilkesi" ve normlar hiyerarşisi uyarınca protokolle protokol kapsamındaki okullarda mevzuat hükümlerinin uygulanmaması, devre dışı bırakılması mümkün değildir. Yine dava konusu protokol hükümleri 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen okullarda okutulacak derslerin Talim ve Terbiye Kurulu'nun önerisiyle Milli Eğitim Bakanlığınca belirleneceği kuralına aykırıdır. Bu doğrultuda okullarda okutulacak dersleri gösteren Haftalık Ders Çizelgelerinde yer almayan bir dersin ya da etkinliğin ders saatleri içinde yapılmasının yasal dayanağı yoktur. Okulların yönetiminin Protokol Danışma Kurulu ve Protokol Yürütme Kurulu aracılığı ile sürdürülecek olmasının doğal sonuçlarından bir tanesi de, bu kurumların artık pedagojinin, bilimin, çocuğun üstün yararının belirleyici olduğu kurumlar olmaktan çıkması olacaktır. Olması gereken dil ve ilkeler yerine sermayenin, piyasanın, rekabetin dili ve eylemi bu kurumlarda egemen olacaktır. Bu okullara atanabilmek ile her hangi bir özel kurumda işe girmek arasında uygulamada her hangi bir fark kalmayacaktır. Bu durum, kapsam dahilindeki okulların kamu kurumu olma özelliğini ortadan kaldırmaktadır. Örgün eğitimdeki öğrencilere yönelik bir kısım etkinliklerin, Devletin hizmet alanı içerisinde, protokolde belirtildiği şekilde, doğrudan diğer kurum, kuruluş ve bireyler tarafından yürütülebileceğinin kabul edilmesi, örgün eğitim kurumlarını, kanuni idare ilkesine ve genel idare esaslarına aykırı olarak diğer kurum, kuruluş ve bireylerin faaliyet alanına dönüştüreceği açıktır. Bu durum protokol kapsamındaki okullarda eğitim düzeni açısından ikiliğe neden olacak, bu kurumlarda çalışanların çalışma koşullarını zorlaştıracak, haksız yere olumsuz işlemlere maruz bırakabilecek, atama, yönetici görevlendirme, öğretim programları ve hizmetiçi eğitimi açısından mevzuata aykırı işlem ve eylemler karşılaşacaklardır. Bu olumsuzluklar protokol kapsamındaki okullarda çalışma barışını bozabilecektir. Protokoller kapsamında ilimizde Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Bodrum Turgutreis Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi alınmıştır. Bodrum Turgutreis Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 1999 yılında eğitim-öğretime başlamıştır. Yiyecek ve İçecek Hizmetleri Alanında Mutfak ve Servis dalları, Konaklama ve Seyahat Hizmetleri Alanında Ön Büro Dalı, Denizcilik Alanında Yat Kaptanlığı dallarında eğitim-öğretim yapılmaktadır. Okulun 180 yatak kapasiteli, 58 tek, 11 süit toplam 69 odalı, yüzme havuzlu, restoran ve toplantı salonları bulunan Uygulama Oteli, pansiyonu, 300 Kişilik Çok amaçlı Salonu bulunmaktadır. Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 1945-1946 eğitim öğretim yılında eğitim-öğretime başlamıştır.Sekiz alanda eğitim öğretime devam eden okulda protokolle birlikte Bilişim Teknolojileri alanı ve İnşaat Teknolojileri alanı kapatılmıştır. Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin 28000 m2 alana sahip olması, sadece arsa değerinin 160 milyon lira olması ve şehir merkezinde bulunuyor olmasının Muğla'da bulunan 32 Mesleki ve Teknik Lise arasından protokol kapsamına alınmasında bir etkisi var mıdır? Piyasanın ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik okulları ranta açan politikalarınız konusunda uyarıyoruz. Okullarımızı, halka ait alanları sattırmayacağız. Okullarımız ticarethane, öğrencilerimiz sizin metanız değildir. Kamu okullarının özel işletmelere dönüşmesine ve eğitimin siyasi iktidarın yaratmaya çalıştığı algının aracı olmasına karşı, kamusal eğitim mücadelemiz devam edecektir. Eğitim Sen bu nedenle söz konusu protokollerin iptali ve öncelikle yürütmesini durdurulması istemiyle Danıştay’a dava açmış bulunmaktadır. MEB’in asli görevlerini protokoller aracılığıyla farklı kurumlara devretme girişimlerine karşı sessiz kalmayacağız. Mücadelemiz kamusal, bilimsel, laik, ana dilinde ve demokratik eğitim talebi ile devam edecektir.

Tarih 31 Mayıs 2019, 15:57 Editör Muğla EğitimSen

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Şubemizden

SATIŞ SÖZLEŞMESİNE KARŞI DURMAK İÇİN MEYDANLARDAYIZ...

SATIŞ SÖZLEŞMESİNE KARŞI DURMAK İÇİN MEYDANLARDAYIZ... TÜM EMEKÇİLER BİRLEŞELİM...

Mülakat Notuna İtiraz Dilekçesi

Mülakat Notuna İtiraz Dilekçesi Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına İlk Defa Yönetici Görevlendirme Sözlü Sınav Puanına İtiraz Dilekçesi
Tekno Rehberi

Güncel Eğitim l Eğitim Sen l KESK l MEB l Google Muğla MEM l Birgün l Evrensel l soL Portal l Cumhuriyet l Sözcü l

EĞİTİM SEN Muğla 2018 - Telefon: 0 252 212 32 17 - Faks: 0 252 212 87 72
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu