Anasayfa Arama Video Anket Ekle Dosyalar Foto Arşiv İletişim Yönetim Eğitim Sen Merkez RSS

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ÖZDEĞERLENDİRME FAALİYETİ İLE İLGİLİ OLARAK...

ÖZDEĞERLENDİRME FAALİYETİ İLE İLGİLİ OLARAK...

Özdeğerlendirme faaliyetleri ile ilgili olarak Genel Merkezimizin üst yazısı ve gerekli dilekçe metni aşağıda verilmiştir. Arkadaşlarımızın bilgisine sunulur.

...MÜDÜRLÜĞÜ'NE ..../.... Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Müdürlüğü’nün yayımladığı “Mesleki ve Teknik Eğitim Kurumları Kalite Güvencesi Öz Değerlendirme Uygulama Rehberi” çerçevesinde mesleki ve teknik eğitim kurumlarında yürütülen öz değerlendirme faaliyetlerinde üyesi olduğu Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası  Merkez Yürütme Kurulu 17.06.2019 gün ve 45 sayılı kararı ile sendika üyelerinin anket, form vb. belgeleri doldurulmaması kararı almıştır. Bu karar uyarınca öz değerlendirme faaliyetlerinde anket, form vb. belgeleri doldurmadım ve okul müdürlüğüne de bu durumu bildirdim. Sendikamız tüzüğünün "Sendikanın çalışma konuları" başlıklı 3.maddesinin l bendinde üyelerini ilgilendiren atama, yer değiştirme, değerlendirme, görevde yükselme ve kararlara katılma gibi konularda adil bir düzenleme yapılmasına çalışacağı belirtilmiştir. Kamu çalışanları 87 sayılı İLO Sözleşmesi'nin 3/1 maddesi uyarınca “Çalışanların ve işverenlerin örgütleri, tüzük ve yönetmeliklerini düzenlemek, temsilcilerini serbestçe seçmek, yönetim ve etkinliklerini düzenlemek ve iş programlarını belirlemek hakkına sahiptir." Bu bağlamda katıldığım faaliyet sendikanın tüzüğü ve iç hukuk hükmündeki anılan İLO sözleşme hükümleri kapsamındaki bir faaliyettir. Bir sendika üyesinden sendikal görevini yerine getirmemesi, sendika tüzüğüne ve sendika kararına aykırı davranması beklenemez. Aksine bir yaklaşım, sendika özgürlüğünün ve sendikal faaliyetin özüne yapılmış bir müdahaledir. Kamu görevlilerinin, sendikalarının aldığı kararlar doğrultusunda toplu eylem hakkına sahip oldukları; uluslar arası sözleşmelerde, insan hakları sözleşmelerinde, Anayasa ve mahkeme kararlarında hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde tanınmaktadır.  Bu konuda çok sayıda AİHM, Danıştay ve idari yargı kararı bulunmaktadır. Üyesi olduğum sendikanın kararı doğrultusunda, iç hukuk ve uluslararası hukukta güvence altına alınan demokratik hakkımı kullanmam suç olarak değerlendirilemez. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 22.5.2013 gün ve ve E: 2009/63, K: 2013/1998 sayılı kararında AHİM’in Kaya ve Seyhan-Türkiye kararına dayanarak sendikal faaliyet kapsamında bir gün göreve gelmemek fiilinin mazeret olarak kabulü gerektiğini belirterek disiplin cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığına karar vermiştir. Anılan AHİM kararında ise Eğitim Sen üyesi öğretmenlere bir KESK’in çağrısına uyarak 11.12.2013 tarihinde göreve gelmedikleri için verilen uyarma cezası verilmesinin bu ceza çok küçük olsa da sendika üyelerinin çıkarlarını korumak için meşru grev ya da eylem günlerine katılmaktan vazgeçirecek bir nitelik taşıdığı, öğretmenlere verilen disiplin cezasının “acil bir sosyal ihtiyaca” tekabül etmediği ve bu nedenle “demokratik bir toplamda gerekli” olmadığı sonucuna varmış, bunun sonucu olarak bu davada, başvuranların AHİS’in 11.maddesi anlamında gösteri yapma özgürlüğünü etkili bir şekilde kullanma haklarının orantısız olarak çiğnendiği gerekçesiyle AHİS’in 11.maddesinin ihlal edildiği yer almıştır. Artık iş bırakma eylemlerinden sonra hemen hemen hiçbir okulda soruşturma dahi açılmamakta, işgüzar birkaç okul müdürünün verdiği disiplin cezaları ise idari yargı organlarınca iptal edilmektedir. Konfederasyonumuz KESK’in 2 Eylül 2002 tarihli iş bırakma eylemine katıldığı gerekçesiyle 657 sayılı yasanın 125/A maddesi uyarınca uyarma cezası alan Erhan Karaçay’ın başvurusu üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 27 Mart 2007 tarihli Karaçay-Türkiye kararında, verilen ceza, her ne kadar düşük olsa da, kendisi gibi sendikaya üye kişilerin çıkarlarını savunmak amacıyla sendika üyelerinin grev ve eylemlere yasal olarak katılmamasına yönelik caydırıcı bir niteliğe sahip olduğu, bu nedenle uyarma cezasının “demokratik bir toplumda gerekli olmadığı”nı belirterek Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin örgütlenme özgürlüğünü koruyan 11.maddesini ihlal ettiği sonucuna varmıştır. Yine KESK’in içinde bulunduğu Emek Plafformunun 1 Aralık 2000 iş bırakma eylemine katılan aralarında sendika üyesi olmayan bir kişinin de bulunduğu onbir eğitim emekçisini Karşıyaka Asliye Ceza Mahkemesi’nin üç ay süreyle devlet memurluğundan uzaklaştırma ve para cezasıyla cezalandırması üzerine Avrupa İnsan Hakları mahkemesine başvuru yapılmış ve AHİM söz konusu başvuru hakkında 17 Temmuz 2008 tarihinde verdiği Urcan vd./Türkiye kararında, başvuruculara verilen cezaların sendika üyelerini ve böyle bir grev gününe veya derneklerinin çıkarlarını savunmak amacıyla yapılan eylemlere yasal olarak katılmak isteyen tüm diğer insanları caydırıcı nitelikte olduğundan “demokratik toplumda gerekli olmadığı”nı belirterek Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin örgütlenme özgürlüğünü koruyan 11.maddesini ihlal ettiği sonucuna varmıştır. Aynı kapsamda Anayasa Mahkemesi’nin de bireysel başvuru kapsamında birçok hak ihlali kararı vardır. Bu bağlamda 22.05.2004 tarih ve 25469 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklikle Anayasanın 90.maddesine iç hukuk niteliğindeki temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslar arası sözleşmeler yasalarla çeliştiğinde uluslar arası sözleşmeler uygulanacaktır hükmü getirilmiştir. Bu nedenle sendikal faaliyet temel hak ve özgürlüklerden biri olan örgütlenme özgürlüğüyle ilgili olduğundan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin örgütlenme özgürlüğünü koruyan 11.maddesi uyarınca anılan AHİM kararları da göz önünde tutulduğunda bir kamu emekçisinin sendikal faaliyete katıldığı için cezalandırılması hukuken mümkün değildir. Bu doğrultuda anılan sendika kararı uyarınca öz değerlendirme faaliyetlerinde öz değerlendirme faaliyetlerinde anket, form vb. belgeleri doldurmadığım gerekçesiyle disiplin hükümlerinin uygulama kabiliyeti bulunmamaktadır. Sendikaların aldığı karar doğrultusunda sendikal faaliyete katıldığı gerekçesiyle kamu görevlilerine disiplin cezası uygulanması Anayasa’nın 53.maddesinde tanımlanan sendikal hakkı kullanılamaz hale getirmektir. Aynı şekilde bu yaptırımlar iç hukuk hükmündeki İLO Sözleşme hükümlerine de aykırı olacaktır. Kamu çalışanları 87 sayılı Sözleşmenin 3/1 maddesi uyarınca “Çalışanların ve işverenlerin örgütleri, tüzük ve yönetmeliklerini düzenlemek, temsilcilerini serbestçe seçmek, yönetim ve etkinliklerini düzenlemek ve iş programlarını belirlemek hakkına sahiptir.” 151 sayılı İLO Sözleşmesinin 3.maddesi“ Bu sözleşmenin uygulanması bakımından ‘kamu görevlileri örgütü’ deyimi oluşu ne olursa olsun amacı kamu görevlilerinin çıkarlarını savunmak ve geliştirmek olan herhangi bir örgüt anlamına gelir “ diyerek kamu çalışanlarının çıkarlarını savunmak ve geliştirmek amacıyla etkinliklerde bulunabileceklerini açık bir şekilde kabul etmiş ve aynı maddenin 2.fıkrasında “Kamu makamları bu hakkı sınırlayacak veya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak nitelikte her türlü müdahaleden sakınmalıdır” diyerek etkinliklerin yapılmasının kamu makamlarınca engellenemeyeceğini kabul ederek kamuya karşı çalışanları korumuş, 87 sayılı Sözleşmenin 8/2. maddesi de “Yasalar, bu sözleşme ile öngörülen güvencelere zarar verecek nitelikte olamaz veya zarar verecek şekilde uygulanamaz” diyerek ILO Sözleşmelerinde kamu çalışanlarına tanınan güvencelerin iç hukukumuzdaki başka bir yasa ile engellenemeyeceğini ve yasaların ILO Sözleşmelerine aykırı olamayacağını belirlemiş, 151 sayılı ILO Sözleşmesinin 4/2-b fıkrasında “Bir kamu görevlisini, bir kamu görevlileri örgütüne üyeliği veya böyle bir örgütün normal faaliyetine katılması nedenleri ile işten çıkarmak veya ona zarar vermek“ eylemini sendikal örgütlenme özgürlüğünün ihlali saymış ve kamu çalışanlarının sendikanın amaçları doğrultusunda düzenlediği etkinliklere katılması nedeniyle cezalandırılamayacağını ve onlara zarar verilemeyeceğini tüm açıklığı ile tartışmasız bir şekilde ortaya koymuştur. Yukarda belirtilen nedenlerle hukuk düzenimiz açısından kamu emekçilerinin sendikal faaliyet kapsamındaki eylemleriyle ilgili istikrar kazanmış AHİM, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararları uyarınca bu eylemlere disiplin cezası verilemez. Bu nedenle öz değerlendirme faaliyetlerinde öz değerlendirme faaliyetlerinde anket, form vb. belgeleri doldurmama eylemim sendikal görevimi yerine getirmek amaçlı olduğundan bu görevi yerine getirmememin yasal mazereti olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Gereğini bilgilerinize sunarım. …/…/2019 Ad-Soyad

Tarih 28 Haziran 2019, 23:11 Editör Muğla EğitimSen

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Şubemizden

Yeni Eğitim-Öğretim Yılı Başladı.

Yeni Eğitim-Öğretim Yılı Başladı. Yeni Eğitim-Öğretim Yılı.

1 Eylül Dünya Barış Günü Kutlu Olsun

1 Eylül Dünya Barış Günü Kutlu Olsun 1 Eylül Dünya Barış Günü Kutlu Olsun
Tekno Rehberi

Güncel Eğitim l Eğitim Sen l KESK l MEB l Google Muğla MEM l Birgün l Evrensel l soL Portal l Cumhuriyet l Sözcü l

EĞİTİM SEN Muğla 2018 - Telefon: 0 252 212 32 17 - Faks: 0 252 212 87 72
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu